4 Ekim 2012 Perşembe

..

Beni sövdürecekler en sonunda kendilerine o olacak. Ne kadan dangalak arkadaşım var benim yaf :D Yok, asıl dangalaklık ben de, bunlarla samimi iki muhabbet etmekle ama yapacak bir şey de yok yani. İletişim gücü kör olsun :P

Ben şimdi hangi birinin dangalaklığından bahsedeyim onu da bilemedim ama sanırım beni en çok üzenlerinden biri pek kıymetli arkadaşım A.C.'nin (21), işte çalışmasından dolayı, saat 21.00'dan sonra hiçbir aktiviteye katılmak istememesi. E be yavrum :D Zaten çalışıyorsun. O saate kadar gününü dolu geçirmişsin işte. Azıcık çıldırsana bizimle. Ne kocasını bekleyen karılar gibi sümsük sümsük oturup evde televizyon seyrediyorsun, anlamıyorum ki :D Yok bi de, adam çalışıyor diye, onu düşünüp güzel bir yemek yaptım, eve davet ediyorum gel la yemek yapmaya uğraşma diye. Kocasına yemek yapan kadına döndürdü beni eşek herif :D Yok ona bi daha yemek :P

Gelelim bir ikinci dangalağa. Gerçi bununla muhabbetimiz biraz farklı ama yine de işine geldiği zaman konuşmak isteyip, işine gelmediği zaman benim muhabbetimin içine ediyor ya, baltayı boğazına geçiresim geliyor :D Bir zamanlar, muhabbeti eşsiz bir arkadaş olan bu vatandaşa, onun tabiriyle "blög" aleminden sesleniyorum. Bittin kızım sen. Gün olur intikam paşa paşa ayaklarıma kadar gelir :D Nedense intikamla bu aralar iyi dost olmaya başladık :P

İntikam demişken, bahsedilmesi gereken akla pek çok isim daha geliyor aslında. Kendisine güvenip iş bulduğum ve daha sonra bana dahi bir şey demeden işten ayrılıp beni hayal kırıklığına uğratan, sonra da pişkin pişkin sırıtıp yine iş aradığını söyleyen N.Ç. (21).. Bunların hepsi 21 yaş ergenliği yaşıyorlar galiba :/ Sonracığıma, yine 21 yaşındaki, isminin baş harfine A mı desem E mi desem bilemediğim, uyumuş ama büyüyememiş bir geri kafalı kardeşim :D Sonra, erkek olmasına rağmen, kızlardan fazla trip atan baş belası bir kerkenez. Her türlü müsamahayı gösterdiğim halde, bana yüz vermeyen bir memleket güzeli.. Bu kızların hepsi mi aynı arkadaş :P Ve son olarak da bana dünyanın en büyük kazığını atmış ev arkadaşım. Ama tabi kazığı bana kalsın. Günün birinde ben de ona atıcam, bakalım neresine denk gelirse artık :P :D

İşin garibi, tüm bunların afraları, tafraları, çekilmezlikleri yüzünden üzerimdeki bütün yazma isteğinin yok olması. Şu yazıyı resmen bıçak zoruyla yazdırdım kendime :D Çok hamlamış hissediyorum kendimi. Sırf bu nedenden dolayı dahi, iyice kabarıklaşan "öldürülebilecek arkadaş listemi" azıcık hafifletebilirim :P Benimle iletişime geçip de sinirlerimi bozanların dikkatine :P

2 yorum: